SİİRT
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
AralıkOcakŞubat
PztSalÇarPerCumCmtPaz
25262728293031
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930311234
Tarihçe
Tarih: 15.11.2016 | Okunma Sayısı: 781 | | |

GİRİŞ
 
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 1.maddesine göre, Avukatlık kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder. 
 
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 76.maddesine göre, Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
 
 TÜRKİYE’de AVUKATLIK MESLEĞİNİN ve BARONUN TARİHÇESİ
 
  Türkiye’de Tanzimat dönemine gelinceye kadar, avukatlık bir meslek olarak gelişmemiştir. Şer’i mahkemelerde “dava vekili” ya da “muhami” adı ile tarafları temsil eden kişiler herhangi bir kurala bağlı olarak çalışmadıkları için baro veya benzeri bir kuruluşa da gereksinim duyulmamaktaydı. 1839’da yayınlanan Tanzimat Fermanı ile özellikle hukuk alanında başlatılan ve 1856 Islahat Fermanı ile hızlandırılan reform hareketlerinin etkisiyle, dava vekilliği de bir takım kurallara bağlanmaya başlanmıştır. İstanbul’da kapitülasyonlarla sağlanan ayrıcalıklardan yararlanan yabancı uyruklu dava vekilleri, 1872’de Societe de Bareau de Constantinople (İstanbul Barosu Cemiyeti) adlı bir kuruluşun çatısı altında birleştiler. Bu baroya kayıtlı 33 dava vekilinden yalnızca beşi Osmanlı vatandaşı, kalanı tümüyle yabancılardı. Avukatlık mesleğini düzenleyen ilk resmi metin, 13 Ocak 1876 tarihli “Mehakimi Nizamiye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname” dir. Yasa düzeyindeki bu düzenlemenin 30 - 40. maddeleri arasında “Dava Vekilleri Cemiyetinin Suret-i Teşkil ve Vezaifi” bölüm başlığı ile cemiyetin oluşumu, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve diğer konular geniş bir biçimde düzenlenmektedir. Tüzüğün bu maddeleri arasında, her ne kadar Cemiyet kelimesi kullanılmışsa da, Baronun kuruluşunun dayanağı olan ilk resmi belgenin, bu tüzük olduğu kabul edilmektedir.
 
  Nizamnamenin çıkmasından iki yıl sonra “İstanbul Dava Vekilleri Cemiyeti” kurulmuştur. Bu cemiyet ilk genel kurul toplantısını 5 Nisan 1878 tarihinde yapmıştır. Cemiyette kayıtlı 62 dava vekili bulunmakta idi. Bunlardan 11’i Müslüman, 11’i Rum, 28’i Ermeni, kalanı da Rus, İngiliz, İtalyan, Fransız vb. yabancı uyruklu kişilerdi. İlk Baro Başkanı Meryem Kuli ‘dir. Dava vekilliği ile ilgili mevzuat, 27 Haziran 1879 tarihli Padişah emri ile taşrayı kapsayacak şekilde genişletildi.
 
  Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte pek çok alanda olduğu gibi hukuksal alanda da yeni düzenlemeler yapılmıştır. Türkiye'deki avukatların, batılı avukatların hakları ve niteliklerine kavuşturulması amacıyla, 3 Nisan 1924 yılında 460 sayılı “Muhamat Kanunu” çıkarılmıştır. 17 maddeden ibaret bu yasa ile o tarihe kadar yabancıların tekelinde olan avukatlık mesleği kurumsallaşmıştır. Yine ilk kez 10’dan fazla avukatın bulunduğu illerde baro kurulması hüküm altına alınmıştır. Baroya kayıtlı olmayanların avukatlık mesleğini icra edemeyeceği hükme bağlanmıştır.
 
  Cumhuriyet döneminin ilk Baro Genel Kurulu 28 Ağustos 1924 Perşembe günü İstanbul Barosu bünyesinde yapılmış ve Lütfi Fikri Bey başkanlığa seçilerek Cumhuriyet döneminin ilk Baro Başkanı olmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk kadın avukatı 1925 yılında Hukuk Fakültesini bitiren Süreyya Ağaoğlu olmuştur. Süreyya Ağaoğlu ise 1936 yılında İstanbul Barosuna kaydını yaptırmıştır.
 
  Muhamat Kanunu, 1926 yılında 708 Sayılı Avukatlık Kanunu ile değiştirilmiş, 01.12.1938 yılında da yürürlüğe 3499 sayılı yeni bir Avukatlık Yasası girmiştir. 708 sayılı yasa ile ‘Muhamat” kelimesi, yerini “Avukatlık” deyimine bırakmış ve Muhamat Kanunu’nun adı da “Avukatlık Kanunu” olmuştur.
 
  3499 sayılı “Avukatlık Kanunu” ile ileri bir adım atılmıştır. Örgütlenme ve çalışma tarzı ile görev ve yetkiler yeniden düzenlenmiştir. Ancak geçen zaman içinde ihtiyaca yetmediği ve günün koşullarını karşılamadığı görülmekle yeni bir yasa gereksinimi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle 1969 yılında çıkarılan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile çağdaş bir mesleki örgüt yasası yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile Türkiye Barolar Birliği adıyla bir birlik kurulmuştur. Daha önceleri Adalet Bakanlığı’na verilmiş olan pek çok görev birliğe devredilmiştir. 1136 sayılı yasa, geçen zaman içinde çeşitli değişikliklere uğramış, en köklü değişiklik ise 10.05.2001 yılında çıkarılan 4667 sayılı yasa ile olmuştur. Bu yasa ile yapılan en önemli değişiklik avukatlık hizmetinin bir kamu hizmeti olmasının yanı sıra, avukatı yargının kurucu öğelerinden olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden kişi olarak tanımlamasıdır. Bu tanımla ülkemizde avukatlık, yargının bütünleyici parçası olan savunma kurumu adına kurumsal yetki kullanan bir erke dönüşmüş olmaktadır. Bunun yanı sıra avukatlara, “hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlama” (md.2); Barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne de “hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunmak ve korumak” (md. 110/17) görevi verilmiştir. Bunun yanı sıra bu yasa ile birçok yeni kurumlar ve görevler öngörülmüştür. Denilebilir ki 4667 sayılı yasa, ülkemizde avukatlık mesleğinin dördüncü dönemini başlatan bir yasa olarak meslek tarihinde yerini almıştır.

 SİİRT BAROSUNUN SÜREÇ İÇERİSİNDEKİ YERİ
 
Baromuz 1971 yılında kurulmuş olup, kayıtlara göre ay ve günü net olarak bilinmemektedir. Baromuzun kuruluş tarihini, kurucularını, süreç içinde görev alanlarını saptama çalışmalarımız sürmektedir. Baromuzun ilk başkanı Avukat Fikri ŞENDUR'dur. 30.03.1972-31.07.1973 arası dönem, 05.02.1974 tarihli dönem, 18.10.1983 tarihli dönem, 26.09.1984 tarihli dönemlerde olmak üzere toplamda belli aralıklarla 4 dönem Baro Başkanlığı görevini başarı ile yürüten Fikri ŞENDUR'a hizmetleri ve katkıları nedeni ile şükranlarımızı sunuyoruz.
 
            Sırası ile; 30.03.1972 – 31.07.1973 arası dönemde Av. Fikri ŞENDUR, 05.02.1974 tarihli dönem Av.Fikri ŞENDUR,  20.10.1978 – 27.09.1979 arası dönemde  Av. İlhami ATALAY, 23.10.1981 tarihli dönemde Av. Nedim SEÇKİN, 18.10.1983 tarihli dönemde Av. Fikri ŞENDUR, 13.09.1984  tarihli dönemde  Av. Baki CARTI, 26.09.1984 tarihli dönem de Av. Fikri ŞENDUR, 23.06.1986 tarihli dönemde Av. Baki CARTI, 21.01.1987 – 27.11.1989 arası dönemde Av.  Zeki EKMEN, 22.11.1990 tarihli dönemde Av. Zeki EKMEN 26.11.1990 -16.12.1991 arası dönemde Av. Zeki EKMEN, 11.01.1993 tarihli dönemde Av. Zeki EKMEN, 13.04.1993 tarihli dönemde Av. M. Sabih ATAÇ, 11.01.1993 tarihli dönemde Av.M.Sabih ATAÇ görev yaptıktan sonra Siirt Barosu, Batman Bölge Barosuna bağlanmıştır. O dönem  Siirtte bulunan avukatların çabalarıyla kanunun aradığı şartlar gerçekleşince baromuzun münhasır bir baro olarak kurulması için Türkiye Barolar Birliği nezdinden girişimler yapılmış ve söz konusu girişimler sonucunda Avukat Haluk EMRAĞ münhasır Siirt Barosunun Kurucu üyesi olarak görevlendirilmiştir. Kurucu üye Av. Haluk EMRAĞ başkanlığında Siirt Barosunun 1. Olağan Genel Kurulu 27-28 Ocak 2001 tarihinde yapılarak Siirt Barosunun kuruluşu tamamlanmıştır.Siirt Barosunun 2. dönem ilk baro başkanlığına  Av. Faruk ÖZER seçilmiştir. Av. Faruk ÖZER 03.10.2004 tarihine kadar iki dönem boyunca Siirt Baro Başkanlığı görevini başarıyla yapmıştır. 03.10.2004 tarihinde yapılan seçimlerde ise Av. M. Ali ÖZEL Siirt Baro Başkanı olarak seçilmiş; 09.10.2010 tarihine kadar görevini sürdüren  Av.M.Ali ÖZEL üç dönem boyunca Siirt Baro Başkanlığı görevini başarıyla sürdürmüştür. 09.10.2010 tarihinde  yapılan seçimlerde Av. M. Cemal ACAR Siirt Baro Başkanı olarak seçilmiş; 08.10.2016 tarihine kadar görevini sürdüren  Av.M. Cemal ACAR üç dönem boyunca Siirt Baro Başkanlığı görevini başarıyla yapmıştır. 08.10.2016 yılında yapılan Baro Genel Kurulunda Başkanlığa '' Hayatın İçinde Bir Baro '' sloganıyla yola çıkan Av. Nizam DİLEK seçilmiş olup halen görevine devam etmektedir.
 
  Baromuz 01.01.2017 tarihi itibariyle Baro Levhasına kayıtlı 108 Avukatı ile, 2010 yılından bu yana, Adliye Sarayımızın 2. katında, Baroya tahsis edilen 4 odada mesleki faaliyetlerine devam etmektedir. Baromuzun kendine ait bir binaya taşınması için çalışmalarımız sürmektedir.
 
 
 SİİRT BAROSU ORGANLARI
 
 
İki yılda bir yenilenen seçimlerle göreve gelen yönetimler tarafından idare edilen Siirt Barosu’nun organları şunlardır:
 
- Siirt Barosu Genel Kurulu,
- Siirt Barosu Başkanlığı,
- Siirt Barosu Yönetim Kurulu,
- Siirt Barosu Disiplin Kurulu,
- Siirt Denetleme Kurulu
 
  Ayrıca Baromuz Merkez ilçe ile birlikte diğer ilçelerimizde hizmet vermekte olup; Kurtalan ilçemizde ise Baro adına ilçemizdeki işleri yürüten Baro Temsilciliği bulunmaktadır.
 
 SİİRT BAROSU BÜNYESİNDEKİ ÇALIŞMA KOMİSYONLARI
 
Siirt Barosu görevlerini etkin bir şekilde yerine getirmek, meslektaşlarımız ve vatandaşlarımızın hukuki sorunları incelemek ve çözüm bulmak amacıyla baromuzun bünyesinde meslektaşlarımızın katılımı ile çalışma komisyonları oluşturmuştur. Komisyon çalışmaları, raporlar halinde Baro Başkanlığı'na sunulmakta ve bu raporlar gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmekte, Başkanlık bilgi merkezinde arşivlenmekte ve ilgililerin yararlanması için ilan ve muhafaza edilmektedir.
 
Birlik bünyesinde görev yapan komisyonlar; İnsan Hakları Komisyonu, Staj Eğitim Komisyonu, CMK Komisyonu, Adli Yardım Komisyonu, Spor, Kültür ve Sosyal Etkinlikler  Komisyonu, Çocuk Hakları Komisyonu, Cezaevi İzleme   Komisyonu ve  Kadın Hakları Komisyonundan oluşmaktadır.
 
 SİİRT BAROSU ETKİNLİKLERİ
 
  Baromuz geleneksel olarak her yıl nisan ayının ilk haftası Avukatlar Günü kutlaması yapmaktadır. Avukatlar Günü kutlamasında meslekte 50, 40, 25 yılını dolduran meslektaşlarımıza plaketlerinin verilmesi ile sürdürülmektedir.
 
  Baromuz, meslektaşlarımızın mesleki eğitimi, mesleki dayanışmalarının sağlanması ve devamlılığı ile vatandaşlarımızın hak ve hukuk doğrultusunda bilinçlendirilmeleri için panel, seminer ve konferans düzenlemekte; bu konuda broşür, bildiri vb. yayınlar yapmaktadır.
 
Meslektaşlarımızın sadece ilimiz ve ilçelerimiz bazında değil, Türkiye’nin diğer barolarına kayıtlı binlerce meslektaşlarımızla da yeni dostluklar kurmak ve geliştirmek, var olan dostlukları güçlendirmek ve iletişimlerini koparmamak temelinde ve herkesin meslek etiğini unutmadan hareket edeceği sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler düzenlemektedir.
16.01.2018 Salı